üye ol
Bir çok ünlü isim, sanatçı, sporcu 2yuz.com üyesidir

EFELER / ZEYBEKLER

  • 26 Mayıs 2007 581046


    Zeybeklik son dönemde bir yandan popüler bir nostaljik öğe haline gelmiş gibi görünmesine karşın, diğer yandan da toplumu baskı altına almış olan bilgisizlik ve yüzeysellik akımı nedeniyle genel kabullenmeler ve yapıştırılmaya çalışılan yaftalardan da büyük zarar görmektedir. Bazı televizyon dizilerinin ve müzik eserlerinin, zeybeklik olgusuna ve zeybek ezgilerine eskisine nazaran daha ağırlıklı olarak vurgu yaptığı hiç birimizin dikkatinden kaçmış olmasa gerektir.

    Bu ilginin doğurduğu bir başka sonuç daha var ki, bu kimsenin arzulamadığı bir çeşit yan etki. Efeliğin bu kadar tuttuğunu gören bazı fırsatçılar da kendilerine gün doğduğunu düşünüp bu “trend”den faydalanmaya çalışmaktalar. Bunların başında köşe dönmeci ve kolaycılar geliyor. İlk iş olarak Ege zeybek ve türkülerine el atarak bunları kendilerince, “güncelleştirerek” piyasaya sürüyorlar. Bu sahtekarlık, pek tutmasa da, Ege kültürünün yozlaşması riskini artıran bir alışkanlık halini almıştır. Türkülerimizi hakkıyla yorumlayan yetkin sanatçılarımızın yanı sıra, zeybekleri “bale” veya “opera” haline getirmeye çalışanlardan tutun da, arabesk balçığı içine sokmaya çalışanlar da müzik piyasasında zeybekleri bizim kadar sevmektedir(!).

    Bir başka tehlike, bu popülariteden faydalanmak isteyen bir başka grup sahtekardan gelmektedir. Bunlar da cüz’i akıllarında bulunan birkaç kırıntıyla zeybekliğin tarihi gelişimini, zeybek oyunlarının kökenini ve anlamını açıklayarak kendini satmaya çalışan budala tayfasıdır. Bunların en son örneğini Milliyet Gazetesinde çıkan bir haberde Dr. Alper Aksoy adındaki bir şahsın hezeyanlarında gördük. İstanbul’da bir zeybek ekibi kurarak yarışmalara katılan bu kişi, yapılan söyleşide hem zeybek oyunlarının orijinal karakterini bozduğunu itiraf etmekte; hem de efelerin geçmişine dil uzatarak bu insanların Türklüğünden, İslamlığından ve efeliğinden şüphe ile bahsetmektedir.

    Efelerimizin ve zeybek türkülerinin bir sahipleneni olmadıkça bu saldırıların bitmesi beklenemez. Zeybeklerin sahibi, en doğalıdır ki Aydınlılardır. Demek oluyor ki Aydınlılar, çaba ve girişimleriyle zeybekliği ve zeybekleri her şeyiyle sahiplendiklerini göstereceklerdir.


    ZEYBEKLİK NEDİR ?

    Bu kapsamda zeybeklere değinmeden geçemeyeceğim. Zeybekliğin kökenlerini Eski Yunan’da veya Orta Asya’da aramanın manası yoktur. Çünkü zeybeklere ilk olarak Anadolu Selçuklularında rastlanmaktadır. Bu dönemde zeybek adının, Aydın yöresinde yolların güvenliğini sağlayan bir çeşit asker anlamına geldiğini biliyoruz. Kelimenin anlamını araştırmak ta beyhude bir iştir. Kelimenin kökenine ilişkin bir tarihi kayıt bulunmamasının yanısıra bu kelimeyi Rumca’dan veya başka yabancı dillerden gelmiş gibi göstermeye çalışan sahtekar ve hainlerin varlığı, bu bahisten tiksinerek geri adım atmamız için yeterlidir.

    Zeybekliğin asıl kökeni 16.yüzyıl sonu ile 17.yüzyıl ortalarına tarihlenen Celali Ayaklanmalarına dayanır. Gerçek anlamını da burada bulur. Yenilgilerle bozulmaya yüz tutan merkezi idare ve halka zulümden başka bir şey getirmeyen yerel vali ve mültezimler ile birlikte köylüler üzerindeki mali yükün ağırlığı, asker kaçakları ile birleşen isyancıların çığ gibi büyümesine yol açtı. Aydın, bu sıkıntıları daha fazla hisseden bir vilayet olarak Celalilerin her zaman etkin olduğu bir yöre olageldi. Bu isyancıların faaliyetleri yoğun olarak Aydın’da hep devam etti. Buna karşın aynı sebeplerle dağa çıkan eşkıyanın gittikçe yöresel niteliklere bürünerek diğer eşkıyadan ayrıldığını ve bir çeşit toplumsal çete haline geldiğini görmekteyiz. Anlatılanlar bellidir; haksızlığa karşı çıkan köylü genci ve zenginden topladığını fakire dağıtan, gençleri evlendiren, köprüleri onaran gönlü tok eşkıya.

    Mehmet EKİZOĞLU / http://www.turkuler.com/yazi/efelikvezeybekler.asp
  • 26 Mayıs 2007 581056 Efeler Savaşta

    En son 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşına efelerden oluşan bir Zeybek Alayı katılmıştır. Bunların arasında meşhur Çakıcı Mehmet Efe’nin babası Çakırcalı Ahmet Efe de vardır. Zeybeklerin savaşlara katılmaları genelde kendilerine yapılan vaatler ve nasihatler sonucu olmuştur. Bu savaşta da Sultan II.Abdülhamit ile şahsen görüşen zeybekler, kendilerine savaştan sonra verilecek özgürlük ve mal ile kandırılmıştır. Aydın’dan getirilen Zeybek Alayı İstanbul’da bir müddet eğitilmiştir. Hatta bu eğitim sırasında Beyoğlu’na inen palabıyıklı, kulaklı kamalı zeybeklerden ürken halkın şikayetleri yabancı ülke sefirlerinin raporlarında da yer almıştır. Bu zeybeklerin çoğu, gösterdikleri bir çok kahramanlıktan sonra Karadağ savaşlarından dönememiştir. Bu savaşlar sırasında Arnavutların çok hainliğini gören zeybekler, bundan sonra Arnavut milletine karşı amansız bir hasım haline gelmişlerdir.


    Zeybekler Kurtuluş Mücadelesinde

    Son olarak zeybekleri, Kurtuluş Savaşımızda görmekteyiz. Kurtuluş Savaşı’nın ilk başarılı mücadelesi efeler komutasında Aydın’da yapılmıştır. Milli Mücadelemizin ilk topu, yine efeler komutasında Aydın’da patlatılmıştır. Yörük Ali Efe’nin komutasında kurulan Milli Aydın Alayı, halen ordumuzda mevcudiyetini korumaktadır. Burada Kurtuluş Savaşı’nda efelerin neler yaptığını uzun uzun anlatmayacağız. Bu husus, tarih kitaplarında bol bol incelenmiştir. Buna karşın, bazı sahneleri anlatmadan geçemeyeceğim. Bu sahnelerin hepsi şu ya da bu şekilde efsaneleştirilerek halkımızın dimağında yer almıştır.
  • 26 Mayıs 2007 581070 efelerin efesi yani =)
  • 26 Mayıs 2007 581081



    memleketimin erkekiii işte beeee


  • 26 Mayıs 2007 581109
  • 26 Mayıs 2007 581128 egeliler az sonra basar topiği =) en efe halleriyle kadını erkeği
  • 26 Mayıs 2007 581218
    filtre kahve demiş ki;
    egeliler az sonra basar topiği =) en efe halleriyle kadını erkeği



    basArızzzzzzzz...................


  • 26 Mayıs 2007 581227 Halikarnas Balıkçısı sayın Cevat Şakir Kabağaçlı' nın söylemiyle...

    Bir sabah tanyeri ağarırken Efe,Zeybekler ve kızanlar ata binerek dağa çıkarlar. Efe yere diz çöker, Zeybek ve Kızanlar da diz çökerler. Namzet ayakta durur. Kızan olacak genç, belindeki yatağanı çeker, üç kez öptükten sonra Efe'nin önünde diz çöker. Efe diğer kızanlarına şöyle seslenir:

    Kızanlar, bu koca dağların sahibi kim?

    Kızanlar: Erimiz....

    Efe: Yiğidi kim?

    Kızanlar: Efemiz.

    Efe: Susuz derelerde kavak bitermi?

    Kızanlar: Bitmez...

    Efe: Bitkisiz diyarlarda duman tüter mi?

    Kızanlar: tütmez..

    Efe: Yiğit kime derler?

    Kızanlar : Sözünde durup Efe'siyle ölene derler..

    Efe : İnsan dünyaya niçin gelir?

    Kızanlar : Ölmek için..

    Efe : Doğup da ölmekten kuşkulanan bebekler?

    Kızanlar : Dertlenip hortlamaya...

    Efe : Şeytana bel bağlanır mı?

    kızanlar : Yardımcımızdır, bağlanır...

    Efe : Adem uşağına bel bağlanır mı?

    Kızanlar : Bağlanırsa ağlanır.

    Efe : Varyemezlere acımak mı, yoksa dayak mı haktır?

    Kızanlar : Dayak haktır...

    Efe : Yiğitlerde ne yoktur?

    Kızanlar : Merhamet...

    Efe : Korkaklar zeytinleri nerde döverler?

    Kızanlar : Ağaç dibekte....

    Efe : Yiğitler yağı nerde kavururlar?

    Kızanlar : Zalim göbeğinde...

    Bu söyleşinin bitiminde Efe ayağa kalkar, önlerinde bulunan teknel (defne) ağacının yanına gelir. Efe teknel ağacına yatağanı saplar. Kızanlar bu ağacın önünde toplanırlar, Efe ağacın önünde söyleşiye şöyle devam eder:

    Efe : Sözünde durmayan, kahpe bacının öz kızanı olsun mu?

    Kızanlar : Olsun...

    Efe : Şu dualı yatağan böğrüne batsın mı?

    Kızanlar : Batsın..

    Efe : Doğru söylediğinize Nasuh, Nusuh tövbesi olsun mu?

    Kızanlar : Olsun...

    Söyleşi bitiminde yeni Kızanlar, Efelerine sadık kalacaklarına and içerler. Yeni kızan bundan sonra teknel ağacına saplı yatağanın altından yedi kez geçer. Bunu diğer kızanlarda takip eder. Sonunda Kızan Efe'nin elinden, Efe'de kızanın alnından öper. Ona bir yatağan verilir. Bundan sonra genç, Efe'nin kızanı olmuştur.

  • 26 Mayıs 2007 581237
    fitfulll demiş ki;




    memleketimin erkekiii işte beeee




    yapMa sadecE eRkekLeRimiz mi?
    egeNiN kAdınLarı
  • 26 Mayıs 2007 581258 ZEYBEK'İN ANLAMI....

    Zeybekler, Efelik müessesesinin temel elamanlarıdır. Zeybek'in Özbekçe'de "Silahlı Kişi" anlamına geldiği bilinmektedir. Zeybekler efelerin yanında birer kol beyi gibidir. Zeybek emrine verilen gençleri , yani kızanları yönetir,eğitir. Kızanlıktan yetişmiş, üstün özellikleriyle dikkati çekmiş, nişancı, zeki ve çok cesur kişiler zeybek olabilirler.

    Zeybekler yalnız ege bölgesinde bulunur. Türk Lugatında "Zeybek" sözcüğü, Ege ve Güney Marmara Bölgesinde, kardeş,arkadaş karşılığı kullanılmıştır.Bazı yunan adalarında Zeybek sözcüğü hala yaşamaktadır. Zeybek türkçe'den Yunanca'ya geçmiş Öztürkçe bir sözcüktür. Bazı yunan adalarında Zeybek'e Zeybekos denmektedir.

    Bazı efeler zeybeklik lakaplarıyla da anılırlar. Sarı Zeybek, Kamalı Zeybek, Atçalı Kel Mehmet, Pepe Zeybek gibi.. Her Efenin ve Zeybeğin genellikle bir lakabı vardır. Ger Ali,Osman Efe, Koca Arap, Çakırcalı, Gökçen Efe , Mestan Efe,Yörük Ali gibi..

    KIZAN KİMDİR..

    Efe'nin maiyetindeki gençlere KIZAN demir.Günümüzde Batı Trakya'da,Ege'de Kızan,yetişkin erkek çocuğu demektir. Kızanların giysileri Efe zeybeklere nazaran daha sadedir. Üzerlerinde hiç gümüş eşya bulunmaz. Efe'nin filinta, Zeybek'in mavzer taşımasına karşın, Kızanların silahları ise Martın'dir. Kızanlar Efelerin emrinde birer askerdir. Efe'den izin almadıkça evlenmeleri mümkün değildir.

    NASIL EFE OLUNUR...?

    Efe olmanın bazı koşulları vardır. Bu koşullar seçimle gerçekleşir. Efe'yi zeybekler ve kızanlar seçerler. Efe'nin oğlu da babasının yerine efe olabilir. Ancak, babasının taşıdığı tüm özellikleri taşıması gerekir. Efe öldüğü zaman, O'na şanına layık bir cenaze merasimi yapılır. Cenaze bitimi kahvenin önünde Zeybekler ve kızanlar toplanırlar.Efenin oğlu meydana çıkar; babasının kahramanlıklarını,yaptıklarını sayar ve sonra kendisinin de babası gibi bir kahraman olduğunu söyler. " İşte er meydanı" diyerek ortaya atılır.Eğer etraftan hiç ses çıkmazsa, bu bir çeşit kabulleniş sayılır.O zaman oğul, babasının tüm şahsi eşyalarını meydana getirip yığar.Babasından kalan altın ve para da ortaya konur. Oğul şöyle seslenir: " Babama ait tüm paralar ve mallar sizindir." Bunun üzerine tüm zeybek ve kızanlar malları ve paraları yeni Efe’ye miras olarak terk ederler.Bu tören bittikten sonra, önce Zeybekler gelir, yeni Efe’nin alnından öperler. Zeybeklerin ardından Kızanlar, Efe'nin ellerine öperek bağlılıklarını bildirirler. Böylece Efe'nin oğlu da efe olur. Eğer Efe'nin oğlu Efeliğe layık görülmezse genellikle en yaşlı Zeybek Efeliğe seçilir. Efe uygun bir gün seçer, bir büyük şölen verir. O gün yenilir, içilir;bağlamalar, davul ve zurnalar çalınarak çeşitli Zeybek oyunları oynanır.

  • 26 Mayıs 2007 581312
    elif demiş ki;
    fitfulll demiş ki;




    memleketimin erkekiii işte beeee




    yapMa sadecE eRkekLeRimiz mi?
    egeNiN kAdınLarı


    pek fazla kadın efe tanımadım kendimden başka da ondan dedim

    ama tabiki kadınlarımızada laf yokkk
  • 26 Mayıs 2007 581321

    Zeybek sözcüğünün kökeni konusunda bilim adamları ve araştırmacılar arasında birçok değişik, hatta karşı karşıya duran görüşler vardır.Bugün için eldeki verilerle sorunu çözümlemek doğrultusunda bir görüş birliğine varmak da olası görünmemektedir.

    Onur Akdoğu zeybek kavramının eski Türkçede koruyucu zırh anlamına gelen “say”, sağlam ve sıkı anlamına gelen “bek” sözcüklerinin birleşmesinden doğan bir kavram olduğunu söylemektedir.Zeybek sözcüğü için; “Güçlü, kuvvetli koruyucu anlamında kullanılmış saybek kelimesinin yüzyıllar içinde önce saybak, daha sonra seybek, seybak, zeybak ve Zeybek olarak değişim sonucu ortaya çıkmıştır.” Demektedir.


    www.zeybekler.net
  • 26 Mayıs 2007 582394
  • 26 Mayıs 2007 582470 Ne güzeldir ege türküleri...zeybekler...

    Teşekkürler fosforlukalem...
  • 26 Mayıs 2007 582533 biliyormusunuz bilmiyorum ama Atatürk'ün vasiyetlerinden biri de Zeybeği modern bir dans haline getirmekti
1 2
Bu sayfaya kullanıcılar tarafından girilmiş olan tüm yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
2yuz.com hiç bir şekilde yazarlardan, yazılanlardan sorumlu değildir.