üye ol
Bir çok ünlü isim, sanatçı, sporcu 2yuz.com üyesidir

şair osmanlı padişahları

  • 13 Eylül 2007 887577 Kaynaklarda II.Murad’a kadar gelen Osmanlı padişahlarının şiir yazdığı bilgisine rastlamak mümkündür ancak kayıtlı örneklerin üslubundan ve muhtevasından anlaşıldığı kadarıyla söz konusu şiirler sonradan bu padişahlara mal edilmiştir. Bu çerçevede elde kayıtlı şiir örneklerinin bizzat kendisine ait olduğu kesinlik taşıyan ilk şair Osmanlı padişahı II.Murad’tır.
    Alim, şair, hattat ve müzisyen olan II.Murad Osmanlı rönesansının kurucusudur. Şiirlerinden ve hat örneklerinden ciddi bir sanat ve edebiyat eğitimi aldığı anlaşılmaktadır. Özellikle hocaları İbn Arabşah ve Ahmed-i Dai, II.Murad’ın şairlik yönünü etkilemişlerdir. II.Murad’ın, Anadolu’da milli edebiyatın yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Hacı Bayram Veli ile de yakın ilişkisi olmuştur. II.Murad’ın saltanat yıllarında şiir olağanüstü derecede önem kazanmıştır. Şairlere yıllık bir tahsisat bağlama geleneği bu dönemden başlayarak Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar devam etmiştir. Bu devirde şiir, inşa ve musiki birçok yeni dersle birlikte Enderun Mektebi ders cetveline ilave edilmiştir. II.Murad adına yazılmış olan 37 eserden 21’inin mesnevi olması bu padişahın şiirle ilgisinin boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. II.Murad, Muradi mahlasıyla şiirler yazmıştır.
    II. Murad’ın oğlu Mehmed (Fatih) devrin en şöhretli alimlerinden dersler alarak yetişmiştir. Hemen her alanda ciddi bir eğitim gören II.Mehmed matematik, balistik, felsefe ve edebiyatta alim olup Arapça, Farsça, Latince, İbranice, Sırpça dillerini de öğrenmiştir.Şair hanedan mensupları arasında adının dışında mahlas kullanan ve bir divan oluşturacak kadar şiir yazan ilk kişi Fatih’tir. Şiirlerinde Avni mahlasını kullanmıştır. Yüzyılın iki büyük edebi şahsiyeti olan Sinan Paşa ve Ahmed Paşa, Fatih’in edebiyat hocaları olarak dikkati çekerler. Özellikle Ahmed Paşa neredeyse kendisinden sonra gelen bütün ciddi şairleri etkilemiştir. Fatih, hocası Ahmed Paşa’dan olduğu kadar Şirazlı Hafız’ın ve Şeyh Sadi’nin şairlik karakterlerinden de etkilenmiştir. Fatih’in tasavvufa olan eğilimi şiirlerinde önemli derecede hissedilir.
    Fatih’ten sonra Osmanlı tahtına oturan II.Bayezid, şairliğinin yanı sıra hattat, bestekar, müzehhib ve yay imalcisidir. Şiirlerinde Adli mahlasını kullanmıştır. Osmanlı hattatlarının üstadı Şeyh Hamdullah, II.Bayezid’in hocasıdır. II.Bayezid’in, yedi bin ciltten oluşan ve o devirde bütün Avrupa kütüphanelerinden daha geniş bir kütüphaneye sahip olan Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi ile yakın dostluğu bilinmektedir. Söz konusu kütüphane daha sonra dağılmış ve kitapların çoğu çeşitli yollarla Avrupa’ya gitmiştir. II.Bayezid otuzdan fazla şaire maaş bağlamıştır. Her yıl Molla Cami ve Devvani’ye caizeler göndermeyi adet edinmiştir. İtalya, Türkistan ve Arabistan’a entelektüel bakımdan ilgi göstermiştir. II.Bayezid vasat düzeyde bir şairdir. Daha çok Ahmed Paşa’nın etkisinde Türkçe ve Farsça şiirler yazmıştır. Yazdığı şiirlerin bazıları Necati, Cafer Çelebi, Vasfi ve Müeyyedzade gibi şairler tarafından tanzir edilmiştir
    II.Bayezid’in oğlu Selim (Yavuz), şair Osmanlı padişahlarından olup aynı zamanda dedesinden ve babasından sonra Osmanoğulları’nın en bilgin kişisidir. Selimi mahlasıyla şiirler yazmış ve Farsça divan tertip etmiştir. Osmanlı hanedanının en büyük şairidir. Muallim Naci’ye göre Anadolu’da Farsça şiir yazan şairler arasında ne kabiliyetli olandır. Şehzadeliğinden itibaren sarayını şairlerin cazibe merkezi haline getirmiştir. Zati, Lami, Ahi Çelebi gibi şairlere ulufe vermiş; yabancı şairlerden Kazvini ve Şemsi’ye iltifatlarda bulunarak himayesi altına almıştır. Ünlü tarihçi ve padişah hocası Saadettin Efendi, Selimname adlı eserinde Yavuz Sultan Selim’in geceleri genellikle kitapla meşgul olduğunu ve hazine-i amirede bulunan değerli kitapları okuduğunu kaydetmektedir. Sultan Selim, Ali Şir Nevai’ye nazire söyleyen şairlerdendir. İran edebiyatını çok iyi bilen Yavuz Sultan Selim, özellikle Hafız, Sadi, Selman ve Cami gibi şairlerden etkilenmiştir.
    Yavuz Sultan Selim’den sonra Osmanlı tahtına batılıların Muhteşem ve Osmanlılar’ın Kanuni adını verdikleri Sultan Süleyman oturmuştur. S.N.Fisher’e göre hiçbir hükümdar onun kadar ciddi bir eğitim alarak yetişmemiştir. Kanuni Sultan Süleyman, şiirlerinde Muhibbi mahlasını kullanmıştır. Divanında ustaca yazılmış şiirlerinin dışında birçok şiirin varlığı, cülusundan önce çok şiir yazdığını göstermektedir. Kanuni’nin divanı bütün divanlar arasında en hacimli olandır. Sultan Süleyman’ın büyüklüğünü kabullenen tarihçiler onun devrinin on büyük sadrazamı olduğunu ve on mümtaz vasıflı defterdar ve nişancısı yanında on büyük alim ile on büyük şair bulunduğunu belirtmektedirler. Gerçek bir şiir zevkine malik olan Kanuni, Baki gibi büyük bir kabiliyeti bulup ona mevki vermesini padişahlığının en zevkli birkaç hadisesinden biri olarak görmüş ve kendi şiirlerini, nazireler yazması için Baki’ye göndermiştir. Kanuni, biri Farsça üçü Türkçe olmak üzere dört divan oluşturacak kadar şiir yazmıştır. Türk şairlerinden Ahmed Paşa, Necati, Baki, Fuzuli ve Hayali’den; İran şairlerinden Sadi, Hafız, Cami, Selman, Nizami ve Attar’dan; Arap şairlerden ise en fazla Hassan’dan etklenmiştir. Etkilendiği ve özendiği İran sanatkarlarının isimlerini şiirlerinde zikretmiştir. Kanuni, sahip olduğu şiir bilgisi sayesinde konuşur gibi bir rahatlıkla şiirler yazmıştır. İran’a sığınan oğlu Bayezid ile manzum mektuplaşmalarında aynı vezin ve söyleyişle oğluna verdiği cevaplar bu bakımdan dikkat çekicidir.
    Kanuni’den sonra tahtın sahibi olan II.Selim, E.J.Wilkinson Gibb’e göre sultan şairlerin en zarifidir ve yazdığı az sayıdaki şiiri zamanının sanatkarane şiirleri tarzındadır. Selimi mahlasıyla şiirler yazan II.Selim, sancakbeyliği dönemimde oldukça geniş bir edebi çevre edinmiştir. Saltanat yıllarında da şair ve sanatkarları yakınında bulundurmaya özen göstermiştir. II.Selim’in eğitimle ve çevreden gelen tesirlerle edindiği şiir bilgisi şu beyitte kendini gösterir:
    Biz bülbül-i muhrik dem-i gülzar-ı firakuz
    Ateş kesilür geçse saba gülşenümüzden
    İ.H.Uzunçarşılı’ya göre bu beyit bir divan değer kuvvettedir. N.S.Banarlı’ya göre bu beyit II.Selim’in şairlik derecesi hakkında yeterli fikri verecek güzelliktedir. Yahya Kemal bu beyiti Selimiye Camii ile eş tutmuş ve tazmin etmiştir.

  • 13 Eylül 2007 887578 II.Selim’in oğlu III.Murad şair Osmanlı padişahları arasındadır. Aynı zamanda hattat ve müellif olan III.Murad, Türkçe, Arapça ve Farsça üç divan sahibidir. Hattatlık kabiliyetini Müniri divanını istinsah ederek göstermiştir. III.Murad, Osmanoğulları arasında Şehzade Korkud’tan sonra en çok ilmi eser veren ve Kanuni’den sonra en çok şiir kazan kişidir. Şairlik karakteri üzerinde tasavvufun ciddi etkisi söz konusudur. Dini ve tasavvufi bilgisinin ve tarikat çevreleri ile kurduğu yakın ilişkinin etkisiyle dua ve yakarış içeren pek çok gazel yazmıştır. Şiirlerinde Muradi mahlasını kullanmıştır.
    III.Murad’tan sonra Osmanlı tahtına Safiye Sultan’dan olma III.Mehmed geçmiştir. Safiye Sultan’ın oğlu olması münasebetiyle büyük bir ilgi ve özen görmüş olan III.Mehmed, şehzadeliği döneminde iç karışıklıklar nedeniyle iyi bir edebi muhit oluşturamamıştır. Onun saltanat yıllarında yaşanan siyasi ve iktisadi sarsıntıların etkisi sanat ve edebiyat dünyasını da etkilemiş ve bu dönemde edebiyat bir hayli gerilemiştir. Şiirlerinde Adli mahlasını kullanan III.Mehmed’ten günümüze ancak iki şiir gelebilmiştir.
    III.Mehmed’in oğlu ve ondördüncü Osmanlı padişahı olan I.Ahmed, Bahti mahlasıyla bir divançe oluşturacak kadar şiir yazmıştır. İyi bir eğitim almamasına rağmen doğuştan gelen yeteneği, kendinden önceki padişahların şair oluşu ve kendinin de bu geleneği devam ettirme arzusu I.Ahmed’i şiirle meşgul olmaya sürüklemiştir.
    Amcası I.Mustafa’dan sonra onaltıncı padişah olarak tahta çıkan II.Osman (Genç Osman)14 yaşına kadar Arapça, Farsça, Latince ve Yunanca dillerini öğrenmiştir. Şairliğin yanı sıra hat sanatıyla da meşgul olmuştur. Atlara duyduğu sevgi nedeniyle Farisi mahlasını seçmiştir. 80 kadar şiir yazmış olan II.Osman, divan sahibi padişahlardandır. Şiirlerinde, divan edebiyatında sıkça görülen mazmunlara, kıssalara ve hikayelere rastlanır. Şiirde en başarılı görülen yönü dilinin sadeliğidir.
    II.Osman’dan sonra tahta geçen kardeşi IV.Murad, şiirle uğraşan Osmanlı padişahlarındandır. Şairliğinin yanı sıra hattat ve bestekardır. Aynı makamda (Hüseyni) altı peşrev bestelemiştir. Şiirlerinde Muradi mahlasını kullanmıştır. Yazdığı şiirler, mecmualarda, tezkirelerde ve çeşitli tarih kitaplarında kalmıştır. Şiirlerinin içeriğini siyasi, sosyal ve günlük olaylar oluşturmaktadır. Kendisi de bu gibi olayları şiirlerinin yazılış sebebi olarak gösterir.
    IV.Murad’tan sonra gelen Osmanlı padişahlarından on ikisi daha şiirle meşgul olmuştur. Bunlardan avcılığıyla şöhret bulan IV.Mehmed, Vefai mahlasıyla az sayıda şiir yazmıştır. Divanı yoktur.
    II.Ahmed şair ve hattat padişahlardandır.
    II.Mustafa, İkbali ve Meftuni mahlaslarıyla şiir yazmıştır.
    Yirmiüçüncü Osmanlı padişahı olan III.Ahmed, adının dışında Necib mahlasıyla şiirler yazmıştır. Aynı zamanda iyi bir hattattır. Lale Devri padişahı olan III.Ahmed’in, gayet sade bir dille yazdığı şiirlerinde tasavvuf unsuru ön plandadır.
    Şair padişahlardan I.Mahmud, Sebkati mahlasıyla az sayıda şiir yazmıştır.
    Yirmialtıncı Osmanlı padişahı olan III.Mustafa, Cihangir mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirlerinde dindarlığı göze çarpar. Devrin siyasi ve sosyal sıkıntıları şiirlerinin içeriğini oluşturmuştur.
    Adının dışında İlhami mahlasını kullanarak şiirler yazan yirmisekizinci Osmanlı padişahı III.Selim, her yönden sanatkarane bir kişiliğe sahiptir. Türk musikisinin dahi bestekarlarından olup yeni makamlar icad etmiştir. Evcara, Suz-i dilara makamları bunlardandır. Devrinin ve bütün eski edebiyatın en önemli şairlerinden olan Şeyh Galib’i himaye etmiştir. III.Selim’in divanında divan edebiyatının hemen her türlü nazım şekline rastlamak mümkündür. III.Selim, düşüncelerini basit ve fakat samimi bir söyleyişle dile getirmiştir. Şiirlerinde ince bir serzeniş ve mahzun bir eda sezilmektedir.
    Otuzuncu Osmanlı padişahı olan II.Mahmud, Adli mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirleri daha çok şarkı, tahmis ve gazel tarzındadır. Aynı zamanda bestekar ve hattattır.
    Otuzikinci Osmanlı padişahı olan Sultan Abdulaziz’in şair olduğu konusunda şüpheler mevcuttur ancak iyi bir bestekar olduğu bilinmektedir. Zuhuri Danışman, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi adlı eserinde bu padişaha ait olduğu iddiasıyla bir şiiri ortaya koymaktadır.
    II.Abdulhamid ve V.Murad birkaç şiir yazacak kadar şairliğe yönelmişlerdir.
    V.Mehmed ise Reşad mahlasıyla Çanakkale şehitleri için bir manzume yazmıştır.
    Osmanlı hanedan mensuplarının şairlik kabiliyetleri yalnızca ilhama dayalı değildir ve aldıkları ciddi eğitimin şairlik kabiliyetlerinin gelişmesinde ve şair kişiliklerinin şekillenmesinde önemli rol oynadığı muhakkaktır. Padişahların yakın çevresinde bulunan şairlerden gelen tesirler bir başka etken olarak dikkati çekmektedir. Bunların yanı sıra Orta ve Yeniçağ’da şiirin entelektüel kimliği tamamlayıcı bir özellik olarak görülmesi padişahların şiirle meşgul olmalarını adeta zorunluluk haline getirmiştir.
  • 13 Eylül 2007 887608 çok güzel bir kütüphane olmuş burası ...
  • 13 Eylül 2007 887615 ...
  • 13 Eylül 2007 887619 yazılan şiirlerden örnekler de var mı?
  • 13 Eylül 2007 887631 Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek
    Giryemi füzun eşkımı hun etti felek
    Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
    Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

    Yavuz Sultan Selim (Selimi)
  • 13 Eylül 2007 887645 Paylaşımına Sağlık ...

    En sık tıklananlar topici diye bir seçenek olsa ...

    Keşke ...
  • 13 Eylül 2007 887647

    ( çok lezzetli bir yazı idi..ilgilileri doyurmuştur.teşekkürler..

    henüz bir kitabı bitirdim..''cem sultan''

    hali hazırda ilgiliyim zaten cem ve bayezıd ile..Aralarındaki yazışmaları ve cem in mesnevisini de kabaca bilirim..lakin münevver okur meriç öyle güzel bir kitap hazırlamış ki şairliklerinden ziyade beyitlere kattıkları duygu ve dil mükemmel..yani ilgilenen var ise; cem ve bayezıd arasındaki mektupları okusun bence..
    bir de cem ve beyazıd ın babası II.mehmed (fatih) in de avni mahlası ile yazdığı beyitler fevkaladedir..
  • 13 Eylül 2007 887652 osmanlı döneminde şair kadınlarımızdan ... sultan eşleride var şiir yolculuğunda,



    ÂDİLE SULTAN
    1825'te İstanbul'da doğdu,
    1898'de yaşamını yitirdi. Sultan II. Mahmut ile eşlerinden Zernigar Sultan'ın kızı, Sultan Abdülmecit'in kız kardeşi.



    Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek
    Âşık oldur kim cefâ-yı yâre sabretmek gerek

    Aşk nâz ü şîve evvel gösterir âşıklara
    Âşık ol demde ona cânı fedâ etmek gerek

  • 13 Eylül 2007 887657
    Gökhan ünlü demiş ki;


    ( çok lezzetli bir yazı idi..ilgilileri doyurmuştur.teşekkürler..

    henüz bir kitabı bitirdim..''cem sultan''

    hali hazırda ilgiliyim zaten cem ve bayezıd ile..Aralarındaki yazışmaları ve cem in mesnevisini de kabaca bilirim..lakin münevver okur meriç öyle güzel bir kitap hazırlamış ki şairliklerinden ziyade beyitlere kattıkları duygu ve dil mükemmel..yani ilgilenen var ise; cem ve bayezıd arasındaki mektupları okusun bence..
    bir de cem ve beyazıd ın babası II.mehmed (fatih) in de avni mahlası ile yazdığı beyitler fevkaladedir..

    Bir ayrınıtıyı hatırlatmakta da yarar var.Cem Sultan'ın şiirleri (divan şiirinde az rastlanılan) kişisel sıkıntıları içeren ve hasb-i hal tarzı adı verilen türden şiirlerdir.
  • 13 Eylül 2007 887668 Gazel

    Bâde-i nâb ile buldu rûh-ı cânân revnak
    Gûyiyâ güller ile buldu gülistân revnak

    Zülf-i miskîn ki rûh-ı yâr ile tâbende durur
    Şem'-i pürnûr ile san buldu şebistân revnak

    Göricek yaşımı naz ile salınır ol yâr
    Cûyibar ile bulur serv-i hırâmân revnak

    İşidip nâlemi handân olur ol yâr bulur
    Na'ra-i bülbül ile gonca-i handân revnak

    Eşk-i çeşmimle olur lâ'l-i leb-i yâr ferah
    Tâb-ı kevkeble bulur lâ'l-i Bedahşân revnak

    Hatt u hâl ile bulur Avnî rûh-ı yâr şeref
    Bâblarla nitekim buldu Gülistân revnak

    Fatih Sultan Mehmet (Avni)

  • 13 Eylül 2007 887695 sanma sakın / herkesi sen / sadıkane / yar olur
    herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
    sadıkane / belki ol / alemde bir / serdar olur
    yar olur / ağyar olur / serdar olur / dildar olur

    Yavuz Sultan Selim (Selimi)

    Bu şiir soldan sağa ve yukarıdan aşağıya aynı şekilde okunmaktadır.
  • 17 Eylül 2007 895108 dediğim gibi güzel bir kütüphane olmuş
    okumayanlar için

    up

  • 18 Eylül 2007 898530
    felsefeci demiş ki;
    3. Selim (İlhami) dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik dehalarından birisidir. Kendisi Türk müziğindeki çoğu tamamen unutulmuş ve aşırı zor olan ( gamlarında 1 koma ve daha az ses farkları bulunan) pek çok makamın da kaşifidir.

    Şiirleri ve gazelleri özellikle güzeldir.

    Abdullah kardeşim madem sen bu konuda akademik bir çalışma yapmışsın, bir zamanlar arkadaşlarla rock frormatında yeniden bestelediğimiz ve çaldıkça güldüğümüz ancak hicvi ve derin manaları güçlü olan İlahmi tarafından yazılmış ve hatta bestelenmiş "Lahana" gazeli vardır. O'nun tam metnini bulmama yardım edermisin...

    Ezberinde 1-2 beyit kalmış sadece...

    ....
    Bamya emsali dizilmez yüzbini bir rişteye
    Sanki arslandır ki, gerduneyle gezer lahana
    ....
    Yazsa İlahmi sezadır her nedenli methini
    Lahanacim, lahanacim, lahanacim, lahana


    Mevsim-i dey’de çıkar meydana çün er lahana
    Havf etmez berdden çün merd-i server lahana

    Gürz-i Keykavus’a benzer gerçi şeklü heybeti
    Can verir insana çün berk-i gül-i ter lahana

    Bamya gibi dizilmez yüzbini bir rişteye
    Sanki arslandır ki gerduneyle gezer lahana

    Ansız olmazmış bilindi hiçbir zevk u sürur
    Sohbet-i helva olur mu olmasa ger lahana

    Yazsa İlhami sezadır her ne denli medhini
    Lahanacim lahanacim lahanacim lahana

    III.Selim (İlhami)
  • 3 Ekim 2007 930621 Zülfün zencirine kul eyledin şahım beni
    Kulluğundan kılmasın azad Allahım beni
    Cevr-i dilber ta'n-ı düşmen suz-ı firkat za'f-ı dil
    Dürlü dürlü dert içün yaratmış Allahım beni

    III.Mehmed (Adni)
1 2
Bu sayfaya kullanıcılar tarafından girilmiş olan tüm yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
2yuz.com hiç bir şekilde yazarlardan, yazılanlardan sorumlu değildir.
Forum RSS iletişim 2006-2014 2yuz.com Tüm Hakları Saklıdır