Yönetmenler

  • 21 Temmuz 2006 4630 Ben Lynch' e bayılıyorum,
    "Twin peaks" ilk izlediğim zaman başından kalkamamıştım, "Dune" filmi-- her ne kadar kimse beğenmese de--beni çok etkilemişti.Ayse-DUNE,,
    "Mulholland Dr." a gelince en sevdiğim filmlerden biridir, bütün parçaları yerine oturtup filmi çözmek harika bir duyguydu.
    Ben psikoloji ile ilgilendiğim için ve bilinç altı ve rüya gibi şeyler de çok ilgimi çektiği için olsa gerek Lynch filmleri beni hep etkilemiştir.
    Kimisi hiç sevmez Lynch 'i Tamam adam normal demiyoruz, ama kim ki?
    [bu da "blade runner" daki repliğe benzedi--too bad she won't live,but who does?]
  • 31 Temmuz 2006 5906 Şu anda her ne kadar başka yönetmenleri daha çok seviyor olsam da, bana sinemayı sevdiren yönetmeni burada ayrıca anayım dedim--

    Spielberg 18 aralık 1946 Ohio, ABD doğumlu; elektrik mühendisi bir baba ve pianist bir annenin hayalperest oğlu.Çok küçük yaşta sinemanın gücünü ve büyüsünü keşfetmiş,filmler yapmaya başlamış.USC sinema okuluna 2 kez başvurmuş amma velakin kabul edilmemiş bir alaylı. ( e e USC kendisi bilir artık )
    Beni en çok etkileyen filmi "Close Encounters" dır.
    Arada "catch me if you can" gibi tatmin edici olmaktan hayli uzak işler yapmış olmasına karşın elinden ne harikalar çıkmıştır listede görebilirsiniz.
    Burada bir çok filmi için ayrı başlıklar açabileceğim bu yönetmenin benim için tek kötü yönü gerçekten popüler olmasıdır ve ben maalesef bir şey çok popüler olunca o şeyden soğuyan bir insanım,,buna rağmen spielberg e sırtımı dönmedim.
    Buyurun steven spielberg filmografisine-->

    * Indiana Jones 4 (2006)
    * Vengeance (2006)
    * War of the Worlds (2005)
    * Terminal, The (2004)
    * Catch Me If You Can (2002)
    * Minority Report (2002)
    * Artificial Intelligence: AI (2001)
    * Unfinished Journey, The (1999)
    * Saving Private Ryan (1998)
    * Amistad (1997)
    * Lost World: Jurassic Park, The (1997)
    * Schindler's List (1993)
    * Jurassic Park (1993)
    * Hook (1991)
    * Always (1989)
    * Indiana Jones and the Last Crusade (1989)
    * Empire of the Sun (1987)
    * Color Purple, The (1985)
    * Indiana Jones and the Temple of Doom (1984)
    * Twilight Zone: The Movie (1983)
    * Poltergeist (1982)
    * E.T. the Extra-Terrestrial (1982)
    * Raiders of the Lost Ark (1981)
    * 1941 (1979)
    * Close Encounters of the Third Kind (1977)
    * Jaws (1975)
    * Sugarland Express, The (1974)
    * Amblin' (1968) Firelight (1964)
    * Battle Squad (1961)
    * Escape to Nowhere (1961)
  • 31 Temmuz 2006 5913 popüler olan her şey tukaka değil, steven spielberg ise bu popülerliği sonuna kadar hak eden kişilerden birisi, yaptığı işler, yönetmenlik dışında senaristlik, editörlük, popülerliğinin verdiği güçle prodüktörlük gerçekten dört dörtlük...

    beni her zaman sevindiren, enterese eden ve genellikle afallatan isimlerin başında terry gilliam gelir... monty python'ın belkemiği, rüstem batum'un deyişiyle "beynimizi tokatlayan" eserler yaratan bu 1940 doğumlu yönetmenin seyredip çok sevdiğim filmleri ise:

    - monty python (meaning of life, life of brian, holy grail, - tv dizilerinden toplanılmış olan - and now for something completely different)
    - brazil
    - the adventures of baron munchhausen
    - time bandits - ilk seyrettiğimde yaşın da küçük olması nedeniyle bir şey anlamamıştım...
    - the fisher king
    - twelve monkeys
    - fear and loathing in las vegas
    - the brothers grimm

    daha detaylı bilgi imdb'den alınabilir...
  • 31 Temmuz 2006 5925 ya Brazil benim kutsal filmim! ! !
    Terry Gilliam kendi kulvarında mutlu mesut yaşayan-iyi işler çıkaran bi adam,,delilik ve akıllılığın ayrıldığı çizgide cambazlık yapıyor.--Bi o tarafa bi bu tarafa--
    Fisher King in de gönlümde ayrı bir yeri vardır ne hikmetse?!

    Popüler olan her şey kötü demedim zaten--sadece ben soğuyorum dedim--ki spielberg amcamdan da soğumuş değilim,,..hararetle filmlerini tavsiye ederim...etmesem bu başlığa adını koymam değil mi???
    Spielberg--Always
    hadi iyi seyirler...
  • 8 Ağustos 2006 7532 wenders....yola dair bir iki kelam etmek gerekiosa..bilinmesi de gereken bi adam.
    bunuel ve dalinin birlikteliği tadından yenmez..
    "Avrupa sinemasından başkasını seyretmem " demek at gözlüdür.
    vıdı vıdı bittti şimdilik
  • 8 Ağustos 2006 7533 aklıma gelmiş iken
    lütfen
    "Hİro Şima Mon Amor"
    hep beraber...

  • 17 Ağustos 2006 9616 David Cronenberg

    1943 Kanada doğumlu yönetmen,,,
    bana ---beni korkuttuğu halde--- acayip ilham kaynağı olmuş bir yönetmendir..

    Kesinlikle normal bir insan değildir ve hatta çocukluğunda ciddi travmalar bile geçirmiş olabilir.

    Şaka bi yana,, ticari kaygılar olmaksızın,, az kişiye hitap eden ve her daim çok sıradışı filmler çeken bir gerçeküstücü diyebilirim onun için. Bu sıradışılığı kimi zaman rahatsız edici olabiliyor ama sonuçta hayal gücünün sınırlarını zorlamayı da çok iyi bilen bir adam.

    Filmlerinde çoğu zaman insan bedenini öne çıkarması, onu bir oyun hamuru gibi şekilden şekile sokması,filmlerinde böcekleri ve tüm ilginç şekilli hayvanları sinir bozucu bir şekilde kullanması bir çok insanın midesini kaldırır ama deniz mahsulünden nasıl tabanca yapılır görmek isteyenler gözlerini kapamasalar iyi ederler ...

    Filmografisinde öne çıkan filmleri;;

    Videodrome
    - 83
    The Dead Zone - 83
    The Fly - 86
    Naked Lunch - 91
    M. Butterfly - 93
    Crash - 96
    eXistenZ - 99
    Spider - 02
    A history of violence - 05

    Filmleri tartışmak isteyenler isterlerse bilimkurgu ya da fantastik filmlere de yazabilirler,, bekleriz...
  • 20 Eylül 2006 26906 Woody Allen

    Bu adamı koyacak bir kefe yok,
    kimi zaman nefret ediyorum kimi zaman seviyorum ama kesin bi şey varsa ; bu adamın filmleriyle ilgileniyorum.


    Öne çıkan filmleri;


    # Melinda and Melinda 04
    # Small Time Crooks 00
    # Celebrity 98
    # Deconstructing Harry 97
    # Everyone Says I Love You 96
    # Mighty Aphrodite 95
    # Bullets Over Broadway 94
    # Manhattan Murder Mystery 93
    # Husbands and Wives 92
    # Shadows and Fog 92
    # Alice 90
    # New York Stories 89
    # The Purple Rose of Cairo 85
    # A Midsummer Night's Sex Comedy 82
    # Manhattan 79
    # Annie Hall 77


    ve bunlar sadece öne çıkanlar...

    Neredeyse her filmini hem yazan hem yöneten bu adamın ne kadar üretken olduğunu söylemeye gerek var mı???

    Woody aynı zamanda özlü sözleriyle meşhur efendim. İşte bi kaç tanesi;


    "Ölmekten korkmuyorum, sadece geldiğinde orada olmak istemiyorum."

    "Hayattaki tek pişmanlığım başka biri olamamamdır."

    "Metafizik sınavında kopya çektiğim için okuldan atıldım; yanımdaki çocuğun ruhuna bakmıştım."


    Daha okuyacağım diyenler için:
    http://www.woodyallenmovies.com/woodyallenquotes.htm

    Woody için yapılmış bi site de vereyim --hem de çok güzel bi site:
    http://www.woodyallen.com/

    Woody Allen aynı zamanda müzisyen de ,, saksafon çalıyor ve bir grupla birlikte bir konser için ülkemize gelmişti.

    Çılgın herif
  • 20 Eylül 2006 26934 çılgın, hatta manyak bir insan woody allen
    annie hall'ün bir sahnesi vardır ki öldürür beni (unutulmaz film sahnelerine de yazılabilir bu ama neyse artık)
    bilet kuyruğunda, woody ve annie'nin önündeki adam sürekli olarak yüksek sesle abuk subuk konuşmakta, Marshall McLuhan hakkında desteksizce sallamaktadır. woody de buna kıl olmaktadır mütemadiyen. sonunda dayanamaz adama çıkışır "hem birşey bildiğin yok hem de atığ tutuyorsun" diye.. adam fikir özgürlüğü gak guk deyip, bir de anlattıklarında ısrar edince, woody "bir dakka" der ve sahnenin dışından Marshall McLuhan'ı alıp getirir McLuhan Woody'ye arka çıkıp adamın ağzının payını verir. Woody seyirciye döner:
    "Gerçek hayat da bu kadar kolay olsaydı keşke..."
  • 20 Eylül 2006 26941 Cidden süper bir sahneydi. Hatta bir adım ileri gidip Annie Hall'un Woody'nin filmografisindeki en güçlü filmi olduğunu bile söyleyebilirim---- tabi bence
  • 30 Eylül 2006 38717 Arkadaşlar sizin kadar bilgiye sahip değilim ben ve yorum yaparsam saygısızlık olur gibi geliyor.

    Ben size soruyorum siz yanıtlayın... Ring filminin Orjinalini (yani Ringu) izlemişsinizdir. Atmosfer olarak hangisi sizce daha etkileyici? Bir yönetmenin filme etkisi ne kadar anlaşılır ve de?
  • 30 Eylül 2006 38941 Çekik gözlü samarayı ben dah çok sevdim
  • 3 Ekim 2006 41673 JFK
    The Doors
    Commandante
    Wall Street

    sanırım benim en çok zevkime hitap edenlerdi.
    Natural Born Killers da farklı anlatım görmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir film.

    Oliver Stone için söyleyebileceğim bir şey adamın kesinlikle normal olmadığıdır.
    Filmografisinin yarısını izledim neredeyse yine de ısınamadım Stone 'a. --şahsi fikrim tabi--Nedeni de;
    Savaşmış görmüş geçirmiş bir aklın zedelenmiş izlerini her filminde yakalamak mümkün. Ama özellikle bunu ön plana çıkardığını çok sık gördüm.
    [bknz] Platoon[/bknz]
    Ama adam gerçekten farklı filmler yapıyor.
    Commandante örneğin.
    Gerçekten sıradışı.
    İzleyiniz, hak vereceksiniz.
  • 9 Ekim 2006 49328 STANLEY KUBRICK & LARS VON TRIER

    Kubrıck kesinlikle bir dahiydi.
    "Clockwork Orange" ile tanıştıktan sonra, 2001 Space Odysse, Shınıng, Full Metal Jackets...ve diğerlerini kanıksamış bulunuyorsunuz artık.
    Kubrıck bu, ustadan herşey beklenebilinir.

    Lars Von Trıer için söylenecek daha çok söz var bence, literatürümün yeterli olacağını sanmıyorum onu anlatabilmek için.
    Dogville, Manderley, Kıngdom... Ama ille de "Breaking The Waves"...Sarsıcı, çarpıcı, sakat bir film.
    Bess'in saf ve sıradışı aşkı, libidonal acıyla bütünleşmiş.
    Mutlaka izlenmeli diyorum ben...

  • 9 Ekim 2006 49341 THE TAPE:

    Tamamen sıradışı bir film.
    Sadece üç oyuncu ve bir otel odasında çekilmiş, içsel sorgulamalarla süregelen diyaloglar üzerine kurulu bir tematik...
    Yıllar önce yaşanmış ve o üç kişiyi ilgilendiren bir olayın diyaloglarla analizidir söz konusu olan.
    Filmde belki de 100 adet "WHY?" sorusu soruldu; bu sorulara verilen cevaplar da özenle seçilmiş repliklerdi.
    Felsefe ve psikoloji açısından ele alırsak, özellikle de
    psikolojik açıdan önemli bir film.
    Felsefede sorular baz alınırken, psikolojide cevaplar daha önemlidir...
    Ethan Hawke, Uma Thurman, Robert Sean Leonard üçlüsü bu işin altından ustalıkla kalkmışlar.
    Gandhi filminde sadece 300.000 kişinin figüran olarak rol aldığını düşünürsek, 3 kişiyle çekimi gerçekleştirilmiş bu filmin karşısında şapka çıkartmak gerektiğini düşünüyorum.

    Bir Richard LİNKLATER filmi...

1 2 3
Bu sayfaya kullanıcılar tarafından girilmiş olan tüm yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
2yuz.com hiç bir şekilde yazarlardan, yazılanlardan sorumlu değildir.